Arkadaşları ve öğretmenlerine göre saldırgan Cho Seung Hui, yalnız, içine kapalı ve öfkeli bir kişilikti.
Amerikan medyası Güney Koreli Cho Seung-Hui'yi bu saldırıya iten nedenleri ortaya çıkarmak için bir psikolog hassasiyetiyle çalışıyor.
Amerikan tarihinin en büyük okul katliamını gerçekleştirdikten sonra intihar eden Hui'nin 23 yıllık hayatının son dönemi "reçeteyle satılan ilaçlar, karanlık sözler ve yeni satın alınan 2 adet silah" sözleriyle özetleniyor.
Arkadaşları ve öğretmenleri, 8 yaşında ABD'ye göçen saldırgan Cho Seung Hui'yi yalnız, içine kapalı ve öfkeli bir kişilik olarak tanımladı.
İngiliz dili eğitimi gören Hui'nin ödevlerinde korkunç hikayeler anlattığı, detaylı cinayet tasvirleri yaptığı belirtildi.
Hui'nin öğretmeni Lucinda Roy, Güney Koreli öğrencinin sınıfta bile güneş gözlükleri ile oturduğunu kaydetti ve sorunlu bir kişilik olarak tanımladığı öğrencisine sınıftan ayrı özel ders vermek zorunda kaldığını anlattı.
Roy, "22 yıldır öğretmenlik yapıyorum ama Cho kadar endişe verici bir öğrenciyle sadece birkaç kez karşılaştım" dedi.
Okul yönetimi ve polis eleştirilerin odağı
Bu arada, yurtta iki kişiyi öldürdükten sonra saldırgana neden müdahale edilmediği ve iki saat sonraki katliama kadar neden önlem alınmadığı yönündeki sorular okul yönetimi ve polisleri eleştirilerin odağına yerleştirdi.
Okul yönetimi ise 'ikinci bir saldırı olacağına dair hiçbir duyum almamıştık' sözleriyle kendini savundu.
Yasalar da gündemde
Katliam ayrıca ülkede kolayca silah edinmeyi olanaklı kılan gevşek yasaları da gündeme getirdi.
Yasal sürece göre ABD'de sabıka kaydı temiz olan herkes birkaç günlük beklemeden sonra silah sahibi olabiliyor. Ülkede yaklaşık 300 milyon silah olduğu varsayılıyor, ancak silahların yüzde 80'i yasadışı yollardan ediniliyor.
ABD'de her yıl 29 bin kişi silahlı saldırı sonucu hayatını kaybediyor. Bu sayının 11 Eylül saldırılarında ölen kişilerin 10 katı olduğu belirtiliyor. Ülkede ayrıca hergün 19 yaşından küçük 3 kişi vurularak ölüyor.
Ancak 7 yıl önce 13 kişinin öldüğü Columbine Lisesi baskınından ve bu yıl 5 kişinin öldüğü Pennsylvania eyaletindeki okul baskınının ardından da ülkede silah alımını zorlaştıran yasal bir düzenleme yapılmadı.
Ulusal Tüfek Derneği "insanları silahlar değil, başka insanlar öldürür" diyerek ülkede önemli bir baskı oluşturuyor.
2008 başkanlık seçimlerindeki iddialı adayların da güçlü silah lobisinden çekindiği belirtiliyor.