Kardeşim şimdi nereden çıktı bu ?Avrupa Türkiyesi? dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Bu adlandırma tarihçi Yılmaz Öztuna'ya ait.
Yılmaz Öztuna; Balkan,Rumeli,Trakya deyip durduğumuz coğrafyayı çok doğru bir şekilde adlandırmış.Böylece ?Avrupa Türkiyesi? sözü tam yerine oturmuş.
Oysa bizlere Türkiye'nin bu günkü sınırlarımızdan ibaret olduğu öğretildi.
Halbuki Türkiye coğrafyasının büyük kısmı da Avrupadaymış da bizim haberimiz olmamış.
İtiraf etmeliyim ki;benim de haberim Yılmaz Öztuna'nın ?Avrupa Türkiyesi'nin Kaybı? isimli kitabını okuyunca oldu.
Aslında biz uzun süredir böl,parçala,yönet politikasının Avrupa Türkiyesi üzerinde yarattığı sosyolojik ve psikolojik tesirleri gidermeye çalışıyorduk.
En çok üzerinde durduğumuz nokta, aynı manaya gelen Balkan,Rumeli,Trakya kelimeleri üzerinden yürütülen ayrımcılık ve farklılık iddialarıydı.
Bunu yurtiçinde yaptıkları gibi yurt dışında yani Avrupa Türkiyesi'nde de yapıyorlardı.
Türkiye'nin,Avrupası ve Anadolusu tektir,üzerinde yaşayan millette Türk Milleti olarak adlandırılır.
Türk Milleti hiç bir zaman bir etnik aidiyeti ifade etmez.Türkler hiç bir zaman kafatasçı bir milliyetçilik duygusu içinde olmamışlardır.Bunun en iyi örneği Avrupa Türkiyesi yani Balkanlar yani Rumeli yani Trakya'dır.
Türk Milleti;Avrupası ve Anadolusu ile aynı sefayı süren,aynı cefayı çeken,tarih ve kültürü bir,ortak inanç değerlerine sahip,düşmanlarınca bir ve beraber görülen,insansever,vatansever,iyi niyetli ve yüksek ahlaklı,namuslu,insan topluluğumuzu ifade eder.
Bu havayı soluyan kişi,kendini hangi etnik aidiyete mensup hissederse hissetsin Büyük Türk Milleti ailesinin aziz ve vazgeçilmez bir ferdidir.
Yılmaz Öztuna,Avrupa Türkiyesi'nin kaybını anlatırken,günümüz Türkiye'sinin yaşadığı sorunların,Avrupa Türkiyesi olarak tanımladığımız Balkanlarda büyük benzerliklerle yakın geçmişte yaşandığını ve sonucun Avrupa Türkiyesi'ni kayıp ile neticelendiğini söylüyor.
Avrupa Türkiyesi'nin kaybında en büyük rolü Ortodoks Hristiyan Dünyası ve Patrikhaneleri oynamıştır.
Yunanistan adeta Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi ve ona bağlı papazlar tarafından kurulmuş ve halende kilise tarafından yönetilen bir devlettir.
Dikkatinizi bir kitaba daha çekeceğim.Ailesi Balkanlardan gelen gazeteci-yazar Mine Kırıkkanat'ın ?Destina? isimli romanı bu günlerde piyasaya çıktı.Alıp,okuyunuz.
Çünkü önce Yılmaz Öztuna'nın, ardından Mine Kırıkkanat'ın kitaplarını okursanız İstanbul'da gerçekleştirilen Pan Ortodoks zirvesinin ne anlama geldiğini daha iyi kavrarsınız.
Hele Rus Ortodoks Patriği Aleksi'nin 89 yıl sonra İstanbul'a gelişi,iki Patrikhane'nin en azından şimdilik nihai bir hedef uğruna aralarındaki tarihi ihtilafı dondurduklarını göstermektedir.
Hristiyan Dünyasının Ortodoks kanadı birleşmektedir.Acaba neden?Nihai hedefleri nedir?
Mine Kırıkkanat'ın gelecek öngörülerini ihtiva eden ve yazdığı her şeyin gerçek olduğunu söylediği romanında anlattığı Ortodoks Patrikliği mücadelesi, Moskova Patriği Aleksi'nin İstanbul'a gelişi ile rafa kalkmıştır ama neyin uğruna!..
Bütün bunlardan sonra Yılmaz Öztuna üstadın; ?Balkanlar da yani Avrupa Türkiyesi'nde Türk ve Türkiye düşmanlarının ağlarını nasıl uzun vadede fakat planla,sabırla ve kararlılıkla ördüğüne,Osmanlı-Türk Devletinin kendisini bu ağlardan niçin ve nasıl kurtaramadığının mutlak elde kalan Türkiye Türkleri tarafından iyi anlaşılmalıdır? öğüdüne gelinde hak vermeyin.
Son sözümüz gaflet içinde uyuyanlara:yeter artık!...
Özcan Pehlivanoğlu
RUMELİ BALKAN TÜRKLERİ FEDERASYONU
Genel Başkanı
o.pehlivanoglu@superonline.com |