Anayasa Mahkemesinin aldığı karar ile AKP istediği her şeyi aldı. Buna rağmen AKP sözcüleri hala mahkemeyi eleştiriyor ve planlı bir şekilde mağduru oynuyorlar.
Ülkede bulunan bütün kurum ve birimlerin, AKP'li olmasını isteyen bir siyasi parti, referandumdan da istediği sonucu alırsa, yapılacak başkaca bir şey kalmıyor.
Bugüne kadar yapılan değişiklikler demokrasi diye diye yapıldı. Bugün ise demokrasiyi olgunlaştırmak ve buradan çıkan sonuçların nasıl ve hangi ortamlarda değerlendirileceği sorusu aklımıza takılmaktadır.
Altı sene önce, AKP'li bazı insanların ABD büyükelçiliğine yani CIA' ya verdiği bazı belgeler, basında yer almaya başladı.
Darbe paranoyası yaşayan bir gurubun, kendi Ordusunu yabancılara şikâyet etmesi ve onlardan yardım dilemesi her halde bir tek bize nasip olur diye düşünüyorum. ABD'lilerin incelettiği ve sahte olarak belirledikleri bu belgeler, sırası ile Genelkurmaya, Jandarmaya, MİT'e ve Hükümete gönderilmiş.
Aradan yıllar geçtikten sonra bu belgeler ile, meşhur dava açılıvermiş. ABD karşıtlığı ve teskerenin geçmemesinin faturasını ödeyen Silivri sakinleri hala içeride yatıyorlar.
Bu davayı kendi lehinde kullanan Hükümet bugüne kadar gerçek bir hizmet üretememesine karşı, senaryoyu iyi oynayarak günümüze kadar vaziyeti idare etti.
Bu yüzden AYM'den çıkan karar AKP adına başarıdır. Sıradaki referandumu da kazasız bir şekilde atlattıktan sonra, sıranın nereye geleceğini tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek.
Türk kamuoyunda da tanınan dünyaca ünlü siyaset bilimci Profesör Andrew Arato ,AYM' nin aldığı karar hakkında çarpıcı açıklamalar yapmış. Yandaş medyanın her zaman görüşlerine yer verdiği yabancı uzmanlar bu defa kaygılarını dile getirmişler.
Gazeteport'ta yer alan röportajı aşağıda yayınlıyorum;
*Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararı okudum. Yargıya yönelik iki maddenin iptal edilmemiş olması kötü bir durum. Bu karar ayrıca da komik bir karar. Bir anayasa mahkemesinin esasa girip de, hemen hemen hiçbir şeyi değiştirmemesi komik bir durum.*
*Şunu da hemen belirteyim, Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararda olumlu olan tek özellik Anayasa Mahkemesi'nin referanduma gidecek anayasa değişikliklerini de denetleyeceği konusunda içtihadı genişletmiş olmasıydı.*
* *
*ANAYASA MAHKEMESİ KENDİ KENDİNİ YOK ETTİ **Ama tabii, aslolan şu ki, Anayasa Mahkemesi kendi kendini paketletti. (packen lassen, Almancada kendini yok etmek anlamına gelir.) Buna müsaade etti. Aslında kendi kendini kurtarmak istemeyen bir anayasa mahkemesi için başkalarının üzülmesi de anlamsız. Anayasa mahkemesi olmak istemiyorsa, olmak istemiyordur. Ama Türkiye bu kararla çok şey kaybetti. Ve gelecekte bunun telafisi için yapılabilecek çok şey yok.
*
*Arato, "Anayasa Mahkemesi komik olarak da nitelediğiniz bu kararı alma noktasına nasıl geldi sizce?" şeklindeki sorumuza ilişkin olarak şunları ifade etti:
2008 SONRASI ATANAN İKİ ÜYE SONUCU BELİRLEDİ
*
*Bunun iki sebebi var. Birincisi şu ki, Anayasa Mahkemesi'nin önüne gelen değişiklik kendisi ile de ilgiliydi. Hukukçuların kendileri ile ilgili kararları vermesi kolay değildir. Zaten bu nedenle de dünyanın birçok ülkesinde anayasa mahkemelerine seçilecekler hakkındaki düzenlemeler bizzat anayasa mahkemelerine yaptırılmaz. İkinci sebebi ise, şuydu ki bu da gerçeklik boyutu konunun; AKP şu ana kadar Anayasa Mahkemesi'ne etki edecek kadar üye seçimi yapmıştı zaten. 2008'den sonra gelen 2 üye AKP tarafından tercih edilen üyelerdi. O iki üye bu son kararı belirledi.
İKİ ÜYE ÇOK ŞEY DEĞİŞTİRİR
*
*Anayasa mahkemelerinin çok önemli kararlarında iki üye kaderi değiştirir. İki üye çok şeydir. Bu kararda da öyle oldu. Anayasa Mahkemesi'nde iki maddeyi iptal edecek çoğunluk kalmamıştı artık. AKP zaten Anayasa Mahkemesi'ni etki altında almıştı.
REFERANDUMDAN "EVET" ÇIKAR Referandumun sonucundan da kimsenin şüphesi olmasın, "Evet" sonucu çıkar. Bundan yüzde yüz eminim. Referandumdaki diğer maddeler o kadar atraktif bir hale getirilmiş ki, halk bunlara evet der. Anayasa Mahkemesi'nin de iptal yoluna gitmemiş olması da "evet" oylarını artırır.
AKP REFERANDUMDAN 30 GÜN SONRA AYM'YE 6 YENİ ÜYE ATAYACAK AKP'nin hazırladığı paketteki bir hükme göre referandumdan 30 gün sonra halen yedek olan 4 üye asil üye olacak ve Cumhurbaşkanı 2 yeni asil üye atayacak. Böylece, AKP Anayasa Mahkemesi'ne kendisine yakın 6 üye daha atamış olacak.
AKP PASTAYI ZATEN ALMIŞTI, BU KAYMAKTI Anayasa Mahkemesi'nin son kararı AKP açısından kaymaktı. Pastayı zaten almıştı. AKP şu ana kadar yargı üzerinde etki sahibi olmuştu. Bu son sevindikleri kaymak içindi. Pastanın kaymağını da alma sevinciydi.
TÜRKİYE HALA BİR DEMOKRASİ Türkiye hala bir demokrasi olma özelliği taşıyor ama bu yargı değişikliklerinden sonra bu durum ne kadar muhafaza edilir, bunu şimdiden bilmek zor. Bir ümit şudur ki, hukukçuların işi belli olmaz. Belki yarın öbür gün AKP tarafından seçilen yargıçlar da AKP'ye dur deme ihtiyacı hissedebilir. Bir diğer nokta da şu ki; Hindistan'da İndra Gandi uzun süre halk içinde çok etkili ve popülerdi ancak sınırları çok aşınca halk onu reddetti. Tayyip Erdoğan da böyle bir şey yaşayabilir ilerde. Hem Türkler yeni siyasi partiler de bulabilirler. Yeni siyasi partiler bulmak da bir çözüm olabilir ilersi için. *
İşte sevgili okurlar, ünlü bir siyaset bilimci ülkemiz hakkında bunları söylüyor. İçimizde bunları söyleyen aydınlarımızın ise başlarına gelen ortada.
Orhan Tunç |