İstanbul’un Büyükçekmece İlçesi’ne bağlı Kıraç Beldesi’nde hırsızlık olayları her geçen gün artarken, Jandarma Karakolu’nda da enterasan gelişmeler oluyor.
Bu yazıdan sonra İstanbul İl Jandarma Komutanı ile Bölge Komutanı’nı arayıp fikirlerini soracağım. Genel Komutanlıkda durumu bir incelemeye alır herhalde. 2 ay evvel Kıraç Jandarma Karakolu sınırları içinde ki, yaklaşık 3 bin kişinin oturduğu Alkent 2000 Çamlıca sitesinden, Turuncu Turizm’e ait bir servis otobüsü şöförü yol tıkalı diyerek site içinden 1. kısım siteye , oradan da Hadımköy yoluna geçmek istiyor. Özel güvenlikle korunan site güvenlik amiri ( eski Jandarma uzman çavuş) Ramazan Yıldırım. Bunun yasak olduğunu, kendilerine izin verdiği takdirde diğer araba sahiplerininde site içinde geçmeye çalışacağını anlatıyor. Yolun açılması için Jandarma yada Trafik ekiplerini arayın diyor. Buna sinirlenen Fatih Üniversitesi’nin servis hizmetini veren firma şöförü küfürler ederek, bariyerden geçip Çamlıca Sitesi’ne dalıyor!! Alkent 1. Kısıma geçmek üzere olan şöför güvenlik ekiplerince çevrilip dışarı çıkarılıyor. Şöför bu arada ağır küfürler ediyor . Buna sinirlendiği içinde Hadımköy yolunda ( E 80 Karayolu) Tem çıkışlarında yaklaşık 30 kişilik diğer şöför arkadaşlarıyla, akşama doğru Alkent güvenlik servisi arabasını, levyelerle, taşlarla durdurup saldırıyorlar. Yani sen bizi nasıl site içinden geçirmezsin deyip intikam alıyorlar. Olay çıkartıyorlar. Tahrik edip görevini yapan Alkent Güvenliklerini korkutmaya, tehdit etmeye başlıyorlar. Bu arada Hadımköy yolunu servis arabalarıyla kesen Turuncu Turizm şöförleri, kamuya ait yolu kullanılmaz hale sokuyorlar. Yüzlerce araba saatlerce yollarda kalıyor. Ortalık savaş alanı na dönüyor. Görevini yaptığı için saldıya maruz kalan Güvenlik Amiri Ramazan, Genel Kurmay’ın verdiği taşıma ruhsatlı silahını “ nefsi müdafa “ için belinden çekip kabzasıyla üzerine çulananlardan bazılarına kabzasıyla vuruyor. Ramazan bunu yapmasa, gözü dönmüş Hadımköyü Teksas’a çeviren diğer servis şöförleri adam öldürecekler, yada sakat bırakacaklar. Güvenlik Amiri Ramazan 11 sene Uzman Çavuşluk yapıp Jandarma’dan ayrılmış. 10 sene hizmet yapan görevlilere devlet talep halinde “ ruhsatlı silah” veriyor. Olay yerine 1 saat sonra gelen Jandarma ekibindeki uzman çavuşlar, Ramazan’ın silahını alıyorlar. İfade almak için Kıraç Jandarma Karakolu’na götürüyorlar. Karakol Komutanı Teğmen Tuncay Tuluk, olayın anlatılmasına rağmen Ramazan Yıldırım’a bakın ne diyor? - Neden silah çektin? Buna hakkın yok! Bu suç! Savcılığa gönderip işlem yapmam lazım!
Tabi bu tavır, orada ki olaya sebebiyet veren servis şöförlerini memnun ediyor! Ramazan’ında görev şevkini kırıyor. Ramazan Büyükçekmece nöbetci Savcılığına çıkarılıyor. Serbest bırakılıyor ama taşıma ruhsatlı silahına, balistik için el konuyor.. 2007-1441 numaralı dosya ile tahkikat başlıyor! Ama yolu trafiğe kapatıp, suç işleyenlere Jandarma para cezası yazmıyor! Onlarda serbest kalıyor.. SİTE MÜDÜRÜ EMEKLİ ALBAY TANRIÖVER SEYREDİYOR! Bu olayları gören Alkent 2000 Çamlıca Sitesi’nin, ayda 3 milyar 500 milyon maaş alan, emekli albay müdürü Tuncer Tanrıöver, görevini yapan site güvenlik ekibine sahip çıkamıyor. Sadece seyredip gidiyor! Şimdi o site güvenliği artık, sakinler için risk alır mı? Onlarda görev azmi olur mu? Devlet o silahı Ramazan’a aksesuar olarak taşısın diye vermemiş. Can ve mal güvenliği tehlikeye düşünce kullansın diye vermiş. Dahası Alkent’in sözde zengin ve iş bilir yöneticileri, Ramazan’ı yalnız bırakmışlar. Geçmiş olsun demeyi bile akıl edememişler.. Kendileri için bu kadar risk alan, saldırıya maruz kalan güvenlik amiri ve ekibi şimdi “ it kopukla, hırsızla” nasıl mücadele etsin? Neden etsin? Başına işmi alsın? En iyisi Alkent güvenliği giriş çıkışlarda, “ saygılar sunup, bariyerleri açıp kapatmaya, aidat zarfı dağıtmaya “ devam etsinler!!! Emekli Albay Tunçer Tanrıöver’de ayda 4 milyara yakın maaşı alıp, işine devam etsin.. Bariyer değiştirsin, güvenlik odasına badana boya yaptırsın! Güvenlikciler görev sırasında başına iş almışlarsa, şirketleri halletsin! Yani ayda 800 milyon aidat ödeyen site sakinlerinin can ve mal güvenliği Allah’a emanet! Gece yarısı 2 araba eşkıya gelip, silah ve zor kullanıp Alkent’i bassa hırsızlık ve gasp yapsa. Güvenlik çaresiz seyredecek! Yada vakti olursa Kıraç, B.Çekmece Jandarma’yı arayacak. Jandarma trafik kazası, başka olay yoksa, uzakta değilse 1-2 saat sonra Alkent’ gelecek. Bulursa zorbaları yakalayıp işlem yapacak.! Tabi Kıraç Jandarma Karakol Komutanı’nın benzer enteresan işleride var. Yola yasak park etmiş arabaları haber yapar, ihbar edersin Tuncay Teğmen, işlem yapmaz. Gelir arabaların plakalarını alır gider. Jandarmanın işlem yapması için illa, kavga edip kafa göz kırmak gerekiyor galiba? Mesela 30. Ocak 2007 de B.Çekmece Cumhuriyet Savcısı Murat Öner, şikayet üzerine Alkent Çamlıca Sitesi’ndeki yolsuzlukların araştırılması için karar verdi. 2006/14101 nolu emirde “ yönetime ait belge, defterler, evrakların el konarak” savcılığa gönderilmesi istendi. CNN-Türk, NTV ve Cihan Haber Ajansı (CHA) nında takip ettiği operasyon Tuncay Teğmen yüzünden yarım kaldı. Çekinen; Kıraç Karakol Komutanı, hangi evraklara el koyacaklarını anlayıp, bilmedikleri için Savcıya giderek durumu anlatmış. Bilirkişi istemiş. Yanlış yapmaktan korkmuş! Savcı da hangi tesir altında kaldıysa, işlemi durdurup, yazıyı geri istemiş! Tuncay Teğmen yüzünden operasyon yarım kaldı yani! Kıraç da bunlar olurken, İstanbul Beykoz Jandarma Bölük Komutanı hiçbir tesir altında kalmadan 2 defa Acar Villalarını bastı. 2 kumarhane villayı ortaya çıkardı. Jandarma nın gücünü gösterdi. Birinde ambulans, diğerinde kurye şirketi arabalarıyla Acarkent’ operasyon yaptı.. Başka yazacaklarımda var! www.dursunboran.com
|