Fox Haber'in deneyimli ismi; BİR GÜN ÖNCE HAKKINIZI HELAL EDİN DEDİ BİR GÜN SONRA FACİANIN ORTASINDA KALDI...

FATİH ERENER / FOX HABER MUHABİRİ

FATİH ERENER / FOX HABER MUHABİRİ



13 Eylül 2015, 22:53

Röportaj: YAVUZ OYMAK

Mekke’ye gitmeden bir gün önce sosyal medyada, hakkınızı helal edin yazdı.

Bir gün sonra facianın orta yerine düştü.

Hayatının en zor, en acı günlerini yaşadı.

Yılların usta gazetecisi, Fox Haber’in deneyimli muhabiri Fatih Erener ile Kutsal topraklarda yaşanan ve asla unutulmayacak facianın akılalmaz detaylarını konuştuk.

Erener yaşadıklarından çok etkilenmiş.

Ve bana öyle şeyler anlattı ki; uzun süre unutulacak gibi değil.

İşte facianın orta yerinden, korkunç acıların bizzat tanığı olan Fatih Erener ile yaptığımız röportajımız…

 
ARAPLAR; MÜSLÜMANLARIN EN KUTSAL MEKÂNI MEKKE’Yİ ADETA TİCARETHANEYE ÇEVİRMEK İÇİN HER ŞEYİ YAPIYORLAR.  BİTMEYEN İNŞAATLAR VE OTELLER… KATLİAMA NEDEN OLAN 50 TONLUK VİNÇ NEDEN DEVRİLDİ?
Bundan 5 sene önce Mekke’ye geldiğimde yine inşaatlar vardı.

İnşaatlar yine devam ediyor. Genişletme çalışmaları var.
Bundan dolayı devam ediyor ama ortada bir plansızlık olduğu belli.

Çünkü bir iş bir kere yapılır ve biter. Hac döneminden önce bu işin bitmesi lazımdı ki; insanlar tehlike altında kalmasın.

Ama görünen o ki; hacdan önce bunu planlayıp yapmamışlar. Dolayısıyla orada, ilk geldiğimizde gördüğümüzde o vinçleri, böyle bir facia olacağını aklımdan geçirmedim değil.

Çünkü vinçler, insanların tavaf yaptığı alana doğru sarkıyordu.

Ve büyük bir tehlike arz ediyordu. Ve nitekim fırtına anında böyle bir facia gerçekleşti.

Bence tamamen plansızlık. Başka bir şey değil. Çünkü 5 senedir ya Kâbe’nin etrafında yükselen gökdelenler ya da Kâbe’de bir çalışma.

Burası kutsal bir mekân ve kutsal mekânın, daha güzel daha düzenli planlanmasını gerekir.

Bu vinçlerin hiçbir şekilde görünmemesi gerekir.

 
SİZ FACİADAN ÇOK KISA SÜRE SONRA OLAY YERİNDEYDİNİZ. ORADA, NASIL BİR MANZARAYLA KARŞILAŞTINIZ?
Kazayı duyar duymaz oraya hareket ettik. Bir anda neredeyse, belimize kadar suya gömüldük. Çok ciddi anlamda yağmur yağmıştı.

Üstgeçitlerden çelik plakalar sağa sola savruluyordu. Arabalarda mahsur kalanlar vardı.

Oraya ulaşmak için arabaya bindik ama bir süre sonra arabayı durdurdular.

Olağanüstü hal var gibi, Suudi askerleri hemen oraya sevk ettiler.

Ambulansların biri geldi, biri gitti.

Olağanüstü hal olduğu belliydi ama insanlara belli etmiyorlardı.

Çünkü aynı andan milyonlarca kişi ibadet ediyor.

Onlara bu olayı yansıtmamaya çalışıyorlardı ama hareketlilik, sıra dışı bir şey olduğunu gösteriyordu.

İlk anda kimse işin vehametini net bir şekilde anlayamadı.

Ortaya çıkan görüntüler, facianın boyutlarını ortaya çıkardı.

Büyük bir vincin altında kalan onlarca kişi. Bir anda orada ölenler.

Görgü şahitlerinin söylediklerine göre; eli kolu kopan insanlar vardı.

Görüntüler olayı; facianın ötesinde bir boyuta taşıyordu.

Facia denilen şey, bu görüntüleri kesmez.

Buna facia demek bile yeterli değil.

 
SİZCE BU FACİA; MEKKE’DEKİ HACILARI ve BUNDAN SONRA HACCA GİTMEK İSTEYENLERİ NASIL ETKİLER?
Bu facianın yaşanması insanları tedirgin etse de, etkilemez. İnsanlar buraya, çok kutsal bir görevi ifa etmek için geliyorlar.

Yıllardır bekleyen insanlar, tedirgin de olsalar, bu görevi yapacaklardır.

İnsanlar etkilenir ama buraya gelmelerini etkilemez.

Önemli olan insanların buraya gönül rahatlığıyla gelmesini sağlamaktır.

Burada konuştuğumuz insanlar ibadetlerini yapmaya devam ediyorlar.

Kazadan hemen sonra konuştuğumuz insanlar şok içindeydi. Ağlıyorlardı ama hiçbirisi geri dönmek istediğini söylemedi.

Hayatın olağan akışı böyle işte. Birileri ölüyor ama birileri de ibadetlerine devam ediyorlar.
 
 
Suudi yetkililer, Kâbe’nin en üst katını geçici olarak tavafa ve ibadete kapattılar.

Ama bugün bildiğim kadarıyla yeniden başladı. Niye en üst kat çünkü Kâbe’de vinçlerin en çok tehdit ettiği yer en üst katlar.

İnşaat çalışmaları hac döneminin sonuna kadar ertelendi.

Bu demek değil ki; bir daha kaza olmayacak.

O vinçler orada oldukça, fırtınanın yeniden patlama ihtimali oldukça burada Allah korusun yeniden böyle bir facia yaşanabilir.

Eğer faciayı engellemek istiyorsanız, hac döneminden önce bu vinçleri kaldırırsınız, hac döneminden sonra tekrar inşaata başlarsınız.

Ortadaki en büyük tedbirsizlik, plansızlık budur bence.

 
SİZİ ORADA EN ÇOK SARSAN GÖRÜNTÜ NE OLDU?
Olay yerine vardığımızda, yerde büyük bir kırmızı vinç parçası vardı. Büyük ihtimalle, o vincin altından onlarca insan vardı.

Kaldırılışına benim yüreğim dayanmadı çünkü o vincin altında rahmetli olan hacıların uzuvları görünecekti.

Ben bakamadım dayanamadım çünkü her ne kadar ölüm insanın doğasında var denilse de; vinç parçası kaldırıldığında ne göreceğimi tahmin ettiğim için dayanamadım.

Hemen anonslarımı çekip oradan ayrıldım.

 
YAŞANAN FACİADAN DOLAYI ŞUANDA BASIN MENSUBU OLARAK, ÇOK ZOR BİR YERDE GÖREV YAPIYORSUNUZ. HACILARIN ve SUUDİ YETKİLİLERİN SİZE KARŞI TAVRI NASIL?
Gece gündüz uyumadan haber peşinde koşmak dışında bir sıkıntımız yok.

Suudi yetkililerle direk muhattap olup, bilgi alma şansımız yok.

Üzerimizde belki Türk gazeteci olmamızın verdiği rahatlık var.

Baskı da yok görevimizi yapıyoruz.

En büyük sıkıntı, net bilgiyi Suudi yetkililerden alamıyoruz.

Onlar Türk makamlarına iletiyor. Onlar da bize iletiyor resmi bilgileri.

Olay yerindeki tüm görüntüleri biz, gizli gizli çekiyoruz.

Bunlar izinli görüntüler değil.

Size aktardığımız tüm görüntüler, belirli riskleri göze alarak çektiğimiz görüntüler.

Bunun riski nedir? Belki kameramıza el konabilir. Sınır dışı edilebiliriz.

Habercilikte bunlar var tabi. Yorgunluk dışında, çok büyük sıkıntımız yok.

 
YARALI TÜRK HACI ADAYLARININ DURUMU NASIL? NE YAŞIYORLAR ŞUANDA?
Kazadan hemen sonra görüştüğümüz hacı adayları şok içindeydi. Panik içindeydi.

Ağlayanlar vardı. Hemen telefona sarılıp, ailelerine ben iyiyim diyenler vardı.

Olayın sıcaklığıyla telefonda ilk anda, 50 – 60 kişinin öldüğünü söylüyorlardı yakınlarına.

Birçok insanın kolunun bacağının koptuğunu, kendisinin yandaki cesetlerin üzerine atlayarak kendi canını kurtardığını anlatanlar vardı.

Tam bir can pazarının yaşandığını anlatanlar vardı.

Her şeye rağmen Türk hacı adaylarında soğukkanlılık var.

Zaten Türk milletinin en büyük özelliği soğukkanlılığıdır.

Zaten onlar da ibadetlerine devam ediyorlar.

 
FACİDAN SONRA TÜRKİYE’NİN HERHANGİ BİR GİRİŞİMİ OLDU MU? HEM FACİANIN YARALARINI SARMAK İÇİN HEM DE TÜRK HACI ADAYLARI İÇİN?
Türk Dışişleri Suudi yetkililerden bilgi istediler.

Onlar da bilgiyi verdiler.

Aynı zamanda burada askeri ateşeliğimiz var.

Büyükelçiliğimiz var.

Burada tam teşekküllü Türk hastaneleri var.

Her türlü desteği Türk hacılarına sağlıyorlar.

Psikolojik destek için özel bir şey kuruldu mu, henüz bu konuda kulağımıza bir şey gelmedi.

 
NE ZAMAN DÖNECEKSİNİZ? BİZİM ARACILIĞIMIZLA AİLENİZE İLETMEK İSTEDİĞİNİZ BİR ŞEY VAR MI?
Kazadan hemen sonra ailemle görüştüm. Teşekkür ederim. İyi olduğumuzu söyledik.

Tabii herkes heyecanlandı. Dostlarımdan telefonlar aldım durumumuzu öğrenmek istiyorlardı.

Allah’a şükürler olsun, gayet iyiyiz.

O saatte biz de facianın olduğu yerde olabilirdik.

Hayatta göreceğimiz günler varmış diyelim.

Hayatta kalmayı başardık.

Buradan aileme ve sevdiklerime selam söylüyorum.

Korkmasınlar. Türk milleti de korkmasın, çekinmesin.

Biz burada Türk milleti adına görevimizi ifa ediyoruz.

Haberciliğimizi aksatmadan devam ettireceğiz.

Onlar da dualarını eksik etmesinler bizim üzerimizden.


Teşekkürler Fatih Erener...


YAVUZ OYMAK İLETİŞİM:

Mail:               yavuzoymak@gmail.com

Twitter:          @yavuzoymak

Facebook:       Yavuz Oymak

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.