Magazin

Kerem Bursin: "Parasız kalmaktan korktum" Güneşi Beklerken 32. bölüm fragmanı izle

Güneşi Beklerken dizisinin yakışıklı oyuncusu hayatına dair çok samimi açıklamalar yaptı. Kerem Bursin, oyunculuğa başlarken parasız kalma gibi endişeleri olduğunu söyledi. Güneşi Beklerken 32. bölüm fragmanı izle.

Kerem Bursin: "Parasız kalmaktan korktum" Güneşi Beklerken 32. bölüm fragmanı izle

5 Şubat 2014 11:46
-A

+A

Gençlerin sevgilisi olan iki başarılı genç oyuncu Kerem Bursin ve Hande Doğandemir marka yüzü oldular.
 
  'Güneşi Beklerken' dizisinin başrol oyuncuları Kerem Bursin ve Hande Doğandemir Lipton'un yeni marka yüzleri oldu.
 
Son dönemde büyük bir hayran kitlesine sahip olan genç oyuncular Kerem Bürsin ve Hande Doğandemir yakala­dıkları şöhreti paraya çevirmeye başladı. 
 
İkili bir çay firma­sının reklamı için birlikte kamera karşısına geçti.
 
100 BİN LİRA ALIYORLARDI
 
Reklam filminden 200'er bin lira kazanan Kerem Bürsin ve Hande Doğandemir ikilisi daha önce rol aldıkları reklam filmlerinden 100'er bin lira almıştı.
 
Bürsin ve Doğandemir böylece her geçen gün artan hayran kitleleriy­le birlikte ücretlerine yüzde yüz zam yapmış oldu.
 
Bu arada Kerem Bürsin, bölüm başı 12 bin lira aldığı diziden ücreti­nin 20 bin liraya çıkarılmasını istedi.

KEREM BURSİN'DEN KENDİSİ HAKKINDA MERAK EDİLEN BİR ÇOK ŞEY
 
Güneşi Beklerken dizisinin yakışıklı oyuncusu Kerem Bursin Elle dergisine röportaj verdi. Kısa zamanda genç kızların hayranlığını kazanan Kerem Bursin verdiği röportajda özel hayatına dair pek çok konuda açıklama yaptı.
 
İstanbul'da aşık olmak istiyorum diyen Kerem Bursin umarız aradığı aşkı İstanbul'da bulur. Babasının işleri yüzünden uzun süre Amerika ve Teksas'da yaşamak zorunda kalan Kerem Bursin tam bir İstanbul aşığı çıktı.
 
Üniversite ve oyunculuk eğitimini Amerika'da alan Kerem Bursin verdiği röportajda özel hayatına dair hiç bilinmeyenleri paylaştı... İşte o röportaj..
 
2000’de Amerika’ya taşınmışsınız, lise ve üniversiteyi orada okumuşsunuz. Amerika’ya neden gitmiştiniz?
 
- Babamın işleri yüzünden birçok ülke gezdikten sonra Teksas’a taşındık.
 
Oyunculuğa orada mı başladınız?
 
- Evet, lisede başladım. Son sene bir tiyatro yarışması yapıldı...
 
Ve siz kazandınız...
 
- Öyle oldu. Böylece lisedeki son yılımda oyunculuk nedir, ne değildir, öğrenmeye ve araştırmaya başladım.Ve oyunculuğu sevdim.
 
Sevdiniz ve sonra?
 
- Üniversitede oyunculuk eğitimi almaya karar verdim.
 
Aileniz bunu duyunca şaşırdı mı?
 
- Yok, şaşırmadılar çünkü oyunculukla ciddi ciddi ilgilendiğimi görüyorlardı. Ama gerçekçiydiler. Özellikle babam çok tedirgindi.
 
* Neden?
 
- Para kazanamazsam diye. Tamam, “ben bu işi seviyorum, yapacağım” diye tutturuyorsun; ama para kazanmak da önemli.
 
Peki anneniz?
 
- O sessiz destekçiydi. Babam “Emin misin oğlum?” derken, annem en uygun üniversite nerede diye araştırmış; onun sayesinde Boston’daki Emerson College’a gittim.
 
Üniversiteye başlayınca ne oldu?
 
- Benim için çok iyi oldu, çünkü orası sadece oyunculuk değil; pazarlama eğitimi de veriyordu. Sinema sektörünü endüstri olarak ele alıp ilgili her şeyi öğretiyordu.
 
Zaten annem de bana “Bak marketing okuyacaksın ama bu üniversitede oyunculuk da var” dedi. Kendim okul arasam bu kadar iyi bir seçim yapamazdım.
 
Oyunculuğa neden Amerika’da devam etmediniz?
 
- Her yaz tatili anneannemlere yani buradaki ailemin yanına geliyordum. Benim için burada her yıl geçirdiğim o üç aylık tatil dönemleri bambaşkaydı. En ben, en özgür olduğum anlardı.
 
Türkiye’de bulunmak, bu kültürü yaşamak, ailemle vakit geçirmek, yazlıkta olmak, Türk arkadaşlarımla takılmak... Bana çok şey kattı. Ben de zaten Türk’üm, burada iyi hissediyorum.
 
HOLLYWOOD’DAKİ TÜRK OLMAK
 
Los Angeles’ta iyi hissetmiyor muydunuz?
 
- Los Angeles’ta da çok mutluydum. Ancak diyelim ki “audition”a (oyuncu seçimine) gidiyorum. Amerikalı gibi konuşuyorum; ama “Ben Kerem Bürsin” diyorum, herkes şaşırıyor.
 
Türk olmama da şaşırıyorlar. Yanlış anlaşılmasın, Türk olmam onlara farklı ve cazip de geliyor. Ama ilk soruları “Peki Türkiye’de hangi projelerde rol aldın?” oluyordu. Yok diyorum, ben burada okudum, yaşadım... O anda sihir bozuluyor, yani ilgileri azalıyor.
 
Çünkü Los Angeles’ta o kadar çok oyuncu var ki; hepsi yetenekli, hepsi yakışıklı. Hep farklılık arıyorlar. Yoksa benim de en büyük hayalimdi Hollywood’daki Türk oyuncu olmak.
 
Bu hayalden vaz mı geçtiniz?
 
- Yok, asla. O anki duygularımdan bahsettiğim için geçmiş zaman kullandım...
 
Türkiye’ye gelişiniz nasıl oldu? “Güneşi Beklerken” teklifi nasıl geldi?
 
- Geçen sene kuzenimin düğünü için buradaydım. Herkes “Burada kal, endüstrisi gelişiyor, burada oyunculuk yaparsın” gibi şeyler söylüyordu...
 
Düşündünüz mü?
 
- Düşündüm ama çok da ciddiye almadım. Ve Gaye Sökmen’le tanıştım. Onunla konuşunca kalmaya karar verdim. O beni çok iyi anladı... Türkiye’de kalmam başka açıdan da çok güzel.
 
Her yıl yaz tatillerinde Türkiye’ye geldim ama burada hiç yaşamadım. Bu, çok büyük bir fırsat. Biraz da oradaki ortamdan, sürekli “Güzel bir haber gelecek mi?” düşüncelerinden uzaklaşmak istedim.
 
Türkiye’de kalınca en kötü ne olabilir ki? Kendi kendime “Başarısız olursam Yeni Zelanda’ya kaçarım, oradaki çocuklara oyunculuk dersi veririm” dedim.
 
NEYSE Kİ İŞİM YAKIŞIKLI OLMAK DEĞİL
 
İstanbul’a alıştınız mı?
 
- İstanbul’a bayılıyorum. Her yönüyle çok güzel. İstanbul’u ziyaret etmek başka, yaşamak bambaşka. Burada kalarak ülkem hakkında çok şey öğrendim.
 
Oyuncu için çok yakışıklı olmak avantaj mı?
 
- Ben çok yakışıklı değilim. Neyse ki, işim yakışıklı olmak değil. İşim oyuncu olmak.
 
Kadınları da konuşalım... Nasıl kadınları beğeniyorsunuz?
 
- Ayakları üzerinde duran kadın, bana çekici geliyor. Çünkü biliyorsun ki o sana muhtaç değil. Özgüven de önemli. Ukalalıkla karıştırılan özgüvenden bahsetmiyorum ama... Kadının esprili olması da güzel. Kadınlar, çok değişik, çok şey yaşayan değerli varlıklar. Böyle bir dünyada kadın olarak başarılı ve güçlü olmak kolay değil.
 
KIRILAN KALBİMİ MÜZİK TEDAVİ ETTİ
 
Flört etmeyi sever misiniz?
 
- Bir kadını rahatsız etmek istemem, yani rahatsız etmekten çekinirim. Tabii ki flört yani böyle şeyler o anki akışa bağlı. Centilmenim demek istemiyorum; ama ilişkilerde uyulması gereken bazı kodlar var. Günümüzde maalesef bazı şeyler pek kalmamış. O manada biraz klasik bir insanım.
 
Hiç kalbiniz kırıldı mı?
 
- Tabii ki. Lisedeyken kalbim çok fena kırılmıştı. Beni müzik tedavi etti.
 
AŞK KARİYERİMİ OLUMSUZ ETKİLEMEZ
 
Çok aşık olup da evlenmeyi isteseniz, kendinizi “önce kariyerim” diye frenler misiniz?
 
- Oyunculuk benim için çok önemli. Aşık olacağım insan bunu anlar ki, eminim ona bunun için aşık olacağım. Aşkın, kariyerimi
olumsuz etkileyeceğine inanmıyorum.
 
İSTANBUL VE TEKSAS KIYASLANAMAZ
 
Türkiye’de hiç aşık oldunuz mu?
 
- Hayır, hiç aşık olmadım.
 
Olmak ister miydiniz?
 
- İstanbul’da aşık olmayı çok isterim. Burası o kadar romantik bir şehir ki... Teksas’ta aşık oldum; ama orada sadece belirli şeyler yapabiliyorsun, gittiğin yerler de belli. Burada aşık olmak çok daha güzeldir.
 
Bir sevgiliyle gidecek o kadar çok yer var ki, say say bitmez. İstanbul’a ilk taşındığımda en sevdiğim şey, sabah dörtte sokağa çıkıp yürümekti. O sessizlik, sokakların enerjisi, her yerde tarihi görüyor ve hissediyorsun. Bir kızın elini tutup da bu sokaklarda yürümek ne keyifli olur. Bir de Teksas’a bak... Kıyaslanamaz.

Ekranların en çok izlenen dizilerinden Güneşi Beklerken bu hafta 30. bölümüyle ekranlara geliyor. ZEYKER aşkı için engeller devam ediyor. Kerem, Zeynep'ten ayrılmamak için mücadelesini sürdürüyor ancak birbirini deliler gibi seven çiftin önünde engeller tükenmek bilmiyor. 

Melis'in başı çok büyük derde giriyor!
GÜneşi Beklerken 30. bölümde Melis altından kalkamayacağı işlere girişiyor. Melis kendi başına kestiği cezanın daha ağırını tecrübe edecektir.

Cihan'la Tülin için sorgu vakti!
Cihan ve Tülin kızlarının yaptıklarından dolayı sorguya çekilecektir. Cihan hoca oldukça utanmış ve mahcup duruma düşecektir. Melis Kerem'i adeta ölümüne seviyor ve Cihanla Tülin kızlarını bu yoldan döndürmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Kerem de artık bu işi daha fazla uzatmanın manasız olduğunu düşünerek Melis'ten ayrılmaya karar veriyor ancak Melis'in bu kadar takıntılı sevmesinden ötürü kendisine bir şey yapacağından da korkuyor.

Cihan hoca Kerem'i karşısına alıyor
Cihan hoca, kızının durumunun çok kötü olduğunu görünce ve Kerem'den asla ayrılmayacağını anlayınca Kerem'i yanına çağırır ve Zeynep'ten uzak durmasını söyler. Bu arada Zeynep, Kerem'i cafede beklerken bir anda önüne Barış çıkınca kafasından adeta kaynak sular dökülür. Barış, Zeynep'e çok ağır laflar eder ve Zeynep bu duruma çok üzülür. Kanal D'nin en iddialı yapımı olan Güneşi Beklerken 2 Şubat 2014 Pazar akşamı ekranlarda olacak. 
 


Facebook'ta paylaş butonu
Print
ÖNE ÇIKANLAR

ALINTI YAZARLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER
HAVA DURUMU

ARŞİV

Günlük Gazeteler

Oku
ankara escort izmir escort escort bayan istanbul escort bayan escort escort istanbul escort bayan