MHP, evet diyecek partilerle ortak çalışma başlattı

Milli Hareket Partisi'nin, referandum için yayınladığı genelgede, aynı tercihteki partilerle ortak çalışma yapacağı duyuruldu.

MHP, evet diyecek partilerle ortak çalışma başlattı

MHP Lideri Devlet Bahçeli referandum sürecine ilişkin il ve ilçe teşkilatlarına genelge gönderdi.

Yayınlanan 9 maddelik genelgenin 3. maddesinde, "Milliyetçi Hareket Partisi 16 Nisan referandum una kendi imkan ve kabiliyetleriyle hazırlanacaktır.Ancak, referandum da aynı tercihler içinde bulunacağımız siyasi parti ya da partilerle gerek görüldüğü takdirde ortak çalışmalar da belirli sınır ve eşikler çerçevesinde yapılabilecektir." ifadeleri yer aldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin teşkilatlara gönderdiği genelge şu şekilde:

"Değerli Dava Arkadaşlarım,

Türkiye tehlike ve tehditlerle dolu vahim bir süreçle uzun süredir direkt muhataptır.

Devletimizin dayandığı tarihi ve temel ilkeler kırılmak, ardından da kademe kademe imha edilmek istenmektedir.

Milli bekamız üzerinde karanlık bulutlar, milli birliğimiz etrafında kabus emeller dolaşmaktadır.

Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü hem iç odakların hem de bunları teşvik edip cesaretlendiren dış çevrelerin zalimce kurguladıkları oyunların hedefindedir.

Komşu coğrafyaların sınır ve haritalarını değiştirmek, zorla da olsa yeniden çizmek amacıyla planlanan emperyalist komplo acımasızca faaliyetlerini hızlandırmaktadır.

Nitekim zalimler koalisyonu Türkiye'yi yıkım tuzağına çekmek için devreye soktuğu kirli ve kanlı senaryoları ilerletip genişletmekle meşguldür.

Rusya'da düzenlenen terör ve bölücülük konferansı ve bunun sonucunda açıklanan kararlar, bilhassa Suriye özelindeki gelişmelerin ne kadar sorunlu olacağının adeta habercisi niteliğindedir.

Maalesef ülkemiz kuşatma altındadır.

PKK-PYD-YPG'ye cici çocuk muamelesi yapıp sırtlarını sıvazlayan Rusya ve Batı ittifakı karşımızdaki düşman kampını devamlı güçlendirmekle uğraşmaktadır.

Aziz milletimize kast eden, milli güvenliğimizi müdafaa eden kahraman evlatlarımızın kanını döken teröristlerin Moskova'da alkışlanıp taltif edilmeleri, batı başkentlerinde mükâfata layık bulunmaları en hafif tabirle insanlık değerlerinin yok sayılmasıdır.

Terörizmi dış politika aracı ve Türkiye'ye şantaj vasıtası olarak kullanan mihrakların milli birlik ve kardeşliğimize, tarihsel hak ve çıkarlarımıza diş biledikleri açık ve meydandadır.

8 Şubat 2017 tarihinde, Rusya'nın PKK ve YPG'yi terör örgütü olarak görmediğinin ilanı hem Astana görüşmelerine hem de önümüzdeki Cenevre sürecine gölge düşürdüğü tartışmasızdır.

FETÖ, IŞİD, PKK-YPG, DHKP-C'den oluşan terör kümesine karşı bir yanda korkusuzca, cansiperane, tavizsiz mücadele gösteren Türkiye'nin diğer yanda diyalog halinde olduğu ülkelerce sırtından hançerlenme girişimleri düşmanca bir tutumdur.

Türkiye'nin beraberlik hukukunu diri tutması, milli uzlaşma ve kaynaşmayla saflarını sıkılaştırması kaçınılmaz ve inkar edilmez bir zorunluluk olarak en başta siyasi partilerin görevidir.

Bilhassa 15 Temmuz 2016 hain darbe kalkışmasıyla denenen işgal girişimi mutlak surette siyasetin dengelerini tepeden tırnağa etkilemiş, partililerimize çok önemli milli ve ahlaki sorumluluklar yüklemiştir.

Türk milletinden öç almak, önünü kesmek, ömrünü kısaltmak için kuyruğa ve nöbete giren acımasız ve kanlı niyetlere engel olmak, inanç ve imanımızdan örülü duvar çekmek her vatanseverin gayesi olmalıdır.

Bu maksatla, Türkiye'nin yönetim yapısını sakatlayan, hukuk ve anayasa tartışmalarını alevlendirip kriz ve kaosu derinleştirme ihtimali taşıyan hükümet etme sistemindeki fiili dayatmanın yeni bir toplumsal sözleşmeyle giderilmesi önşarttır.

Milliyetçi Hareket Partisi 2007'de Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesine yol açan anayasa değişikliği, 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanı seçimi ve 15 Temmuz FETÖ ihanetinin ardından filli açmazın devamı halinde millet ve devlet bekasının iflas edeceğini görmüştür.

Şayet devletteki tıkanma ve anayasa çemberinden uzaklaşma telafi edilmezse önümüzdeki muhtemel olaylarla baş etmenin zorlaşıp milli bekanın tasfiye olacağını şimdiden anlamak, anlaşılır ve açıklayıcı bir üslupla anlatmak artık tehiri imkansız bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi 11 Ekim 2016 tarihinde bu kaygı ve milli tasavvur noktasından hareketle milletimizle ve siyasi muhataplarıyla anayasa eksenindeki görüşlerini çok net bir şekilde paylaşmıştır.

Netice itibariyle partimiz, hükümet etme sisteminin netleşmesi amacıyla çağrıda bulunmuş, Türkiye'nin elinin rahatlaması, nefes alması için samimiyetle siyasi görev üstlenmiştir.

Hemen peşinden Adalet ve Kalkınma Partisi hazırladığı anayasa değişiklik teklifini partimizle paylaşmış, kurulan bir komisyon marifetiyle üzerinde uzlaşmaya varılan anayasa maddeleri belirlenmiştir.

Bu kapsamda, on sekiz maddeden oluşan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin ilk tur oylaması 9 Ocak 2017'de başlayıp 15 Ocak 2017'de bitmiştir.

Bahse konu kanun teklifinin ikinci turu ise 18 Ocak 2017'de başlayıp 21 Ocak 2017'de tamamlanmıştır.

Ve de Cumhurbaşkanı'nın 10 Şubat'taki onayıyla anayasa değişikliğinin 16 Nisan 2016 tarihinde referandum a götürülmesi suretiyle milletimizin karar ve onayına sunulması kararlaştırılmıştır.

Türk milleti, kader ve kederde birlik olmuş muazzam bir beşeri varlık olarak, kendisini doğrudan ilgilendiren hükümet etme sistemiyle ilgili son sözünü söyleyecektir.

Bu demokratik kazanım ve fırsatın heba edilmemesi elbette herkesin, hepimizin sağduyu ve soğukkanlılıkla çalışmasına bağlıdır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.